”bize hiçbir şey anlatmamayı göze almış şair kadar korkunç bir adam tanımıyorum”
şimdi ben ölsem en fazla senin çayın soğur. belki de soğumaz, bilmiyorum.
“en acısı da ne biliyor musun?”
“ne?”
“o ne yaparsa yapsın senin yapacak tek şeyinin olması”
“nedir o şey?”
“beklemek…”
“hiç gelmeyecek olsa bile mi?”
“hiç gelmeyecek olsa bile…”
“çok mu uzak?”
kadın bir sigara istedi, adam cebinden çıkardığı paketten bir sigara uzattı. kadın “aslında bir sigara mesafesinde” dedi içinden. bunu o kadar içinden dedi ki, sanki söyledikleri boşluğun karanlığında gerçeğe dönüşecek, odanın ölüm soğukluğunda yankılanıp adamın beynine, oradan da kalbine değecekti.
“çok mu uzak?” diye tekrarladı adam cevabı pek umursamaz bir şekilde.
“çok uzak” dedi kadın “sandıklarda unutulmuş eski fotoğraflardaki hiç tanınmayan yüzler kadar…”
(Kaynak: youtube.com)
nasılsa yorulacağız, biraz dinlenelim.
.
-yarısı rivayettir, yarası gece.-
(Kaynak: kirmizibikedi)